DÜNYA

Rossotrudniçestvo: Türkiye’de yeni bir Rus-Türk okulunun açılması için görüşmeler yürütmeyi planlıyoruz

Rossotrudniçestvo Türkiye Temsilciliği Başkanı Aleksandr Sotniçenko, Ankara veya İstanbul’da yeni bir Rus-Türk okulunun açılması için görüşmeler gerçekleştirmeyi planladıklarını, klasik eserlerin yanı sıra Türkiye’de neredeyse hiç bilinmeyen çağdaş Rus edebi eserlerinin yayınlanması konusunda yayınevleriyle çalışmayı hayal ettiğini ifade etti.
Sitede oku

Rusya Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar ve Uluslararası İşbirliği Ajansı (Rossotrudniçestvo) Türkiye Temsilciliği Başkanı Aleksandr Sotniçenko, Sputnik’e verdiği röportajda pandemi ortamında gerçekleştirmeyi istedikleri etkinlikleri, ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik planlarını anlattı. Ankara veya İstanbul’da yeni bir Rus-Türk okulunun açılması için Türkiye tarafıyla görüşmeler yürütmeyi planladıklarını ifade eden Sotniçenko’nun açıklamalarının tamamı şöyle:

- Almanya, Çin, Türkiye gibi birçok ülkenin başka ülkelerde kendi dilleri ve kültürleri ile ilgili bilgilerin çok daha iyi bir şekilde yayılmasını sağlayan resmi kurumları mevcut. Rusya’nın da Türkiye’de bu gibi kurum, kuruluşları var mı? Yahut bu tarz kurumları açmak ya da sayılarını artırmak gibi bir plan söz konusu mu? Öyleyse bu kuruluşlar nasıl faaliyet gösterecek?

Türkiye ile Rusya arasında 2012 yılında imzalanan hükümetlerarası anlaşma doğrultusunda 2014 yılında Ankara’da Rusya Bilim ve Kültür Merkezi açıldı. Bu kurum 2019 yılında Hilal, Rabindranath Tagore Cd. No 68, 06550 Çankaya adresindeki yeni binasına taşındı. Şimdilik mevcut kültür merkezlerinin sayısını artırma planı yok, zira anlaşmada böyle bir şey öngörülmüyor. Ancak Moskova’daki Yunus Emre Kültür Merkezi gibi, bizim Ankara’daki merkezimizin de faaliyetlerini tüm ülkeye yaymasına engel teşkil eden bir durum yok.

Türkiye’nin dört bir yanında etkinliklerimiz olacak. Özellikle de mart ayında burada yaşayan yurttaşlarla Antalya’da bir buluşma gerçekleştirilecek. Gelibolu’da Beyaz Rus göçmenlere yönelik bir anıt var, mayıs ayında da oraya gitmeyi planlıyoruz. Belediye başkanının desteğiyle restore edilen Aleksandr Puşkin’in 1829 yılında kaldığı eve ziyaret gerçekleştirmeyi de çok istiyoruz. Elbette salgınla ilgili durum imkan verirse İstanbul’a da dikkat vereceğiz.

- Fransa, Pakistan, Almanya, İtalya gibi birçok ülkenin Türkiye’de resmi okulları var. Bu okullarda sadece bu ülkelerin değil, Türkiye vatandaşları da eğitim görüyor. Rusya’nın Türkiye’de böyle bir okulu var mı veya yenilerinin açılması planlanıyor mu?

Türkiye’de birçok ülke okul açıyor, bu okullarda bazı değişikliklerle Türkiye’deki müfredat uygulanıyor. Özellikle de yabancı dilde birçok konu öğretiliyor ve konuların daha derinlikle öğrenimi sağlanıyor. Bu okulların mezunları Türkiye’de devlet tarafından onaylı sertifika belgeler alıyorlar. Bazen bu belgelere ek olarak bu yabancı ülkelerin sertifikaları veriliyor. Türkiye yasalarına göre Türk vatandaşları buralarda eğitim göremiyor, bu okullar sadece yabancılar için faaliyet gösteriyor. Türkiye’de bu şekilde 6 Rus okulu var. Bunlar İstanbul, Alanya, Antalya ve Akkuyu nükleer santrali çalışanlarının aileleri için Taşucu’nda. Ne yazık ki Rusça eğitim almak isteyenlerin tüm taleplerini karşılayamıyorlar.

Türkiye tarafıyla Ankara veya İstanbul’da Türk müfredatına göre eğitimin verileceği, ancak aynı zamanda Rusça ve Rus eğitiminin dünyanın en iyilerden biri olarak görüldüğü, matematik, fizik gibi başka alanlarda daha derinlemesine eğitimin sunulacağı bir Rus-Türk okulunun açılmasını görüşmeyi planlıyoruz.

Akkuyu'da görevli Rus personelin çocukları için okul inşa edildi

- Eğer böyle bir okul açılırsa, Türkiye vatandaşları ya da Rus asıllı Türkiye vatandaşları da bunlarda eğitim görebilecek mi?

Böyle bir okulun açılması durumunda Türkiye vatandaşlarının da gelebilmesini umuyoruz.

- 2020 yılında Rus-Türk diplomatik ilişkilerinin 100. yılı kutlandı. 2021 yılı da ikili ilişkilerin geliştirilmesi bakımından önemli bir yıl olacak. Bu çerçevede gerçekleştirmeyi planladığınız etkinlikler var mı? Dönemin daha önce paylaşılmamış belge ve fotoğraflarını yayınlamayı planlıyor musunuz?

Ne yazık ki 2020 yılında pandemi başladı ve bu nedenle yüz yüze gerçekleştirilmesi planlanan çok sayıda etkinlik iptal edildi. Yine de 2021 yılında Rus-Türk ilişkileri açısından bazı önemli tarihlerin kutlanacağını biliyoruz, bunlar arasında özellikle de Moskova ve Kars anlaşmalarının imzalandığı tarihler var. Bu vesileyle bilimsel konferans ve seminerler düzenlemeyi planlıyoruz. 20. yüzyılda Rus-Türk ilişkilerine yönelik bir öğrenci araştırmaları yarışması ilan edildi. Daha önce yayınlanmamış belge ve fotoğraflara gelince, şu anda Moskova ve Türkiye’deki arşivlerde görev yapan tarihçiler bununla ilgileniyor. İlginç bir şeyler bulurlarsa biz de elbette bunların yayınlanmasında katkıda bulunacağız.

- Türkiye ile Rusya arasında öğrenci değişim faaliyetleri yürütülüyor. 2020 yılında bu alanda ulaşılan sayıları açıklar mısınız?

Türkiye ile Rusya arasında öğrenci değişimi konusunda resmi bir anlaşma mevcut değil. Öğrenci değişimi birbirleriyle anlaşma imzalayan üniversiteler arasında yürütülüyor. Her üniversite bu konuda kendi istatistiğini tutuyor. Bizim elimizde böyle bir sayı mevcut değil, ancak şunu söyleyebilirim… Ülkelerimiz arasında öğrenci değişimi konusunda kaydadeğer bir atılım mevcut değil. Rus-Türk Toplumsal Forumu mevcut, bu kurum insani ve eğitim alanında işbirliğine ilişkin sorunları çözmeyi amaçlıyor. Rossotrudniçestvo Başkanı Yevgeniy Aleksandroviç Primakov’un eşbaşkan görevine gelmesinin bu yıl bu kuruma yeni bir soluk getireceğini umuyoruz. Rusya ve Türkiye’deki üniversiteler arasında öğrenci ve akademisyen değişimi forumda en ciddi biçimde ele alınacak. Eğitim alanındaki işbirliğimizin yeni bir tempo ile gelişmesini, pandeminin bir sonraki Rus-Türk Toplumsal Forumu ve aynı şekilde bu kurum çerçevesinde rektörler konseyi toplantısının gerçekleştirilmesine engel olmamasını diliyoruz.

- Bu alanda 2021 yılında neleri amaçlıyorsunuz?

Her yıl Rusya’da eğitim görmek isteyen Türk öğrenciler için bir kota ayrılıyor. Bu kotalar lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimleri için paylaştırılıyor. Gelecekte bu kotanın artırılmasını umuyoruz, zira Türkiye 83 milyon nüfuslu bir ülke. Her yıl çok sayıda genç okulunu bitiriyor, ancak tüm taleplerini henüz karşılayamıyoruz. Bununla birlikte Türkiye’de ücretli olarak eğitim gören çok sayıda öğrenci de bulunuyor.

- İnternet üzerinden etkinlikler gerçekleştirmeyi planlıyor musunuz? Böyle bir planınız varsa, bu etkinlikler neye yönelik?

Şu anda Türkiye’de bulunan yurttaş kuruluşlarla, Türk araştırma merkezleri ve üniversitelerle internet üzerinden etkinlikler düzenliyoruz. 19 Şubat’ta Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Profesör Salih Yılmaz’ın ‘Rusya’da Kimler Yaşıyor?’ isimli kitabının tanıtımını gerçekleştirdik. Bu kitap geçen yılın sonunda çıktı ve şu anda Rusya topraklarında yaşayan tüm halklarla ilgili bilgiler içeriyor. Tanıtım temsilciliğimize ait bir yerde yapılıp internet üzerinde yayınlandı. Bunun yanı sıra Türk tarihçilerle 1921 tarihli Moskova Anlaşması’nın imzalanmasının 100. yıldönümü vesilesiyle bir seminer yapmayı planlıyoruz.

Duyurulara sosyal medya sayfalarımızdan ve https://tur.rs.gov.ru/ru sitesinden ulaşılabilir.

- Karantina ile ilgili tedbirlerin azaltılması halinde, gelecek yıl Türkiye’de hangi Rus yazar, müzisyen, ressam, sanat topluluklarını görebileceğiz?

Henüz karantina tedbirleri hafifletilmedi, bu nedenle bir şey planlıyamıyoruz. Çalışmalarımız kapsamında Türkiye’ye gelmek isteyen birçok Rus müzisyen ve kolektifle temaslar yürütüyoruz. Elbette bu tür etkinliklerin gerçekleştirilmesinde onlara yardımcı olacağız, ancak henüz koronavirüsle ilgili durum belirsiz. Bu nedenle şu an bir şey planlamak mümkün görünmüyor.

- Rus klasik eserlerinin yanı sıra, çağdaş edebiyat eserlerinin de Türkçeye çevrilmesi ya da Türk çağdaş yazarların eserlerinin Rusçaya çevrilmesine yönelik bir programınız var mı? Ders kitabı yayınlamayı planlıyor musunuz?

Şu anda yabancı dil olarak Rusça öğrenimine yönelik kaynak ve ders kitabı yayınlayan Rus yayınevleriyle iyi ilişkilerimiz mevcut. Bu kitaplar bize, Rusya Bilim ve Kültür Merkezi’ne gönderiliyor ve burada, Türkiye’deki üniversite, okul ve kurslardaki Rusça öğretmenlere bunlar dağıtılıyor. Merkezimizde özel bir odamız var, burada tüm öğretmenler ders ya da çalışma kitaplarını görebilir, kitapları nasıl kullanabileceklerine ilişkin bilgi alabilirler.

Türk yayınevleriyle, Türkiye’de neredeyse hiç bilinmeyen çağdaş Rus edebiyatından eserlerin yayınlanması konusunda çalışmak gibi bir hayalim var. Bir diğer hayalim de Türk okurunu burada neredeyse hiç bilinmeyen ama Rusya’da çok popüler olan sesli kitap dünyasıyla tanıştırmak var. Rusya’da birçok insan araba kullanırken, spor yaparken veya yürürken kitap dinliyor. Türkiye’de bunlar neredeyse hiç kullanılmıyor, bunu geliştirmeye çalışacağız. Klasik edebiyata gelince, bu yıl Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin doğumunun 200. yıldönümünü kutlamak gibi bir planımız var. Bazı Türk yayınevleri de bu tarihte yazarın kendi eserlerinin yanı sıra hakkında yazılan kitapları, biyografileri yayınlamayı planlıyor. Elbette tüm yayınevlerini işbirliğine davet ediyoruz, merkezimizde eserlerinizin tanıtımını yapabilir, yöntemsel, organizasyonel veya başka yardımlar sunabiliriz.

- Sizce Rossotrudniçestvo’nun Türkiye’deki başlıca görevi nedir?

İki temel görevimiz var. Bunlardan birincisi Rus kültürü ve eğitimini Türkiye halkı arasında yaymak. Türkleri bunlarla tanıştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Sosyal medyadaki çalışmalarımızı önemli ölçüde artırmayı planlıyoruz, pandemi koşullarında bu hiçbir zaman olmadığı kadar daha güncel bir mesele.

İkinci görevimizse Türkiye’de yaşayan yurttaşlarımız arasında Rus kültürüne yönelik ilgiyi sürdürmek. Bazı verilere göre, Türkiye’de anadili Rusça olan yaklaşık 250 bin Rus yaşıyor. Bu kişiler için merkezimizde birkaç eğitim programı planlanıyor.

Yorum yaz