AKŞAM POSTASI

Vahap Coşkun, Gülşen Orhan'ın Diyarbakır temaslarını yorumladı: Siyasi nabzı tutmak için rutin görüşmelerdi

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Vahap Coşkun, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan'ın Diyarbakır'daki temaslarını yorumlayarak "Bölgedeki siyasetin nabzını tutup havayı koklamak için yapılmış temaslardı. Ama bu bile MHP’yi rahatsız etmiş olabilir" dedi.
Sitede oku

Gazeteci Murat Sabuncu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'HDP kapatılmalı' açıklamasının Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’ın Diyarbakır'daki temaslarından kaynaklanmış olabileceğini yazmıştı.

RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası yayınına konuk olan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Vahap Coşkun, o temaslar hakkında detayları paylaştı.

Coşkun'un açıklamalarından satır başları şöyle:

'Gülşen Orhan'ın ziyareti 1 ay önce gerçekleşti'

  • Gülşen Orhan, bugün değil ama daha önce yaklaşık 1 ay önce Diyarbakır’daydı o zaman görüşmeler yaptı. Benim tahminim belirlenmiş bir program dahilinde veya belirlenmiş bir konu dahilinde yapılmış görüşmelerden ziyade genel olarak bölgedeki siyasetin nabzını tutmak, siyasi havayı koklamak ve iktidara yönelik algıyı ölçmek için yapılan ziyaretlerdendi. Bazı kesimlerin atfettiği derecede bir mana taşıdığını düşünmüyorum. Bunlar bile MHP’yi rahatsız eden unsurlar. Bu kadar sert bir dille, kabul edilmesi imkansız bir dille haşere gibi ifadeler kullanılarak yapılan açıklamalar, burada çok sert bir duruş gösteriyor iktidar ortağına. Herhangi bir şekilde buna yönelik bir niyeti kabul etmeyeceğini açık bir şekilde ifade ediyor.

'AK Parti'de HDP'yi kapatma eğilimi yok'

  • HDP, bir nevi postmodern kapatmaya tabi tutuluyor uzunca bir süredir. Eski eş başkanları ve milletvekilleri tutuklu tutuklu, bütün belediyelerine devlet tarafından el konuluyor, herhangi bir HDP’li kendisine ve partisine yönelik ne kadar ağır bir itham olursa olsun medyada çok az yer bulabiliyor. HDP’ye uygulanan bir karartma var zaten. Partinin hukuki varlığını koruyup açık tutuyorsunuz ama fiilen çalışmasını engelliyorsunuz ve bir taraftan Türkiye’de siyasetin işlediğini gösteriyorsunuz, diğer taraftan da çalışmalarından hoşnut olmadığınız bir partinin faaliyetlerini engelliyorsunuz. Yeterli gelmemiş olacak ki Bahçeli, HDP’nin temelli kapatılmasından bahsediyor. Ak Parti’de ve Erdoğan’da HDP’yi kapatma gibi bir eğilimin olduğunu düşünmüyorum. Bugüne kadar bu konuyla ilgili herhangi bir görüş dile getirmediler. HDP’ye yönelik çok ağır bir dil kullanmalarına rağmen kapatmaya yönelik herhangi bir ifadeleri yok. Bahçeli’nin ifadesi, HDP’den ziyade bence iktidara yönelmiş bir ifade veya iktidar ortağına yönelmiş bir ifade.

'Yeni bir Kürt partisi teveccüh görmez'

  • Yeni bir partinin kurulacağı hep konuşulan bir kavram. Sadece HDP varmış gibi bir algı var Türkiye kamuoyunda ama Kürt adını da taşıyan, hedefini Kürt seçmenlerini de koyan 6-7 parti daha var. Türkiye siyasetinde olduğu gibi, Kürt siyasetine baktığınız zaman da burada bir parti bolluğu var. Yeni bir parti ve özellikle iktidarın kurgusuyla oluşturulmuş intibasını taşıyan bir partinin herhangi bir şekilde seçmen nezdinde teveccüh göreceğine bir ihtimal vermiyorum. Böyle bir parti belki çok zorlanarak kurulabilir ama böyle bir parti kurulsa bile şuan ki koşullarda bu parti tabela partisi olmaktan başka bir anlam ifade etmez.
Yorum yaz