DÜNYA

ByLock yazışmalarından çıktı: Hakan Şükür'ün 'kaprisleri' rahatsızlık yaratmış

Fethullah Gülen’in özel kalemi de olan ‘New York eyalet abisi’ Mehmet Yaşa’nın ByLock görüşmelerini deşifre eden güvenlik güçleri, örgütün tepe noktasındaki kavganın şifresini çözdü. ByLock görüşmelerinde, ABD seçimlerine bağış yapılmasından, firari futbolcu Hakan Şükür’ün bitmeyen kaprislerine kadar pek çok konu yazılıydı.
Sitede oku

Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, Mehmet Yaşa İçişleri Bakanlığı’nın mavi kategoride aradığı teröristler listesinde yer alıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı soruşturma dosyasında kendisine yöneltilen suçlama ‘terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak’.

Mehmet Yaşa örgüt içinde ‘Atlanta Olayı’ olarak bilinen, yurt dışına kaçan FETÖ’cülerin 30 milyon dolarının Atlanta Star Chain isimli şirkette ‘hiç edilmesinin’ aktörlerinden biri. Şirkete paralarını kaptıranlar Mehmet Yaşa’yı olayı örtbas etmeye çalışan kişi olarak itham ediyor.

Yaşa’nın örgütün gizli haberleşme ağı ByLock’tan görüştüğü kişiler İsmet Aksoy ve Bahtiyar Erdoğan. Her iki isim de örgüt içinde Mehmet Yaşa gibi önemli pozisyonlarda bulunuyor.

İsmet Aksoy, örgütün sözde şura üyesi olmasının dışında aynı zamanda mali ve muhasebe sorumlusu konumunda. Fethullah Gülen’e direkt bağlı ve sorumlu. Örgüt içindeki himmet adı altında toplanan para trafiğini yöneten isimlerden biri. Hürriyet’in ulaştığı ByLock kayıtlarına göre, Mehmet Yaşa ve İsmet Aksoy arasındaki konuşma 2016 yılında geçiyor. Bu görüşmenin 2 gündem maddesi var. Bunlardan biri ABD başkan adayı Hillary Clinton’a seçim kampanyası boyunca maddi destek, diğeri de örgütün 2. adamı Mustafa Özcan ile Fethullah Gülen arasındaki gerilim. 

Yazışmalara göre, ABD başkan adayı Hillary Clinton’a seçim kampanyası için maddi destek sağlanmasını bizzat Fethullah Gülen istemişti. Durumu İsmet Aksoy’a anlatan Mehmet Yaşa, Fethullah Gülen’in isteği üzerine Hillary Clinton’un seçim kampanyası için 100 bin doları Remzi isimli bir iş insanından alarak kampanyaya bağış olarak aktardıklarını söylüyordu.

Yaşa ve Aksoy arasındaki en önemli gündem maddesi ise Fethullah Gülen ile ikinci adam Mustafa Özcan arasındaki gerginlikti. Mehmet Yaşa, Mustafa Özcan’ın Fetullah Gülen’in ödeme emirlerini umursamadığını, her şeye itiraz ettiğini, bu sebeple ikili arasında gerginlik yaşandığını söylüyordu. İsmet Aksoy ise örgütün Başyüceler şurası üyelerinden Barbaros Karakurt ve Mustafa Özcan’ın kendilerinin çözmesi gereken parasal sorunları çözmedikleri gibi kendisini bu sorunlara ortak ettiklerinden yakınıyordu.

İsmet Aksoy ve Mehmet Yaşa, Mustafa Özcan’ın Fethullah Gülen’in talimatlarını sorguladığı ve umursamadığı yönünde hem fikirdi. Türkiye’de paralel yapı olarak da adlandırılan FETÖ’nün içinde, Mustafa Özcan’ın başını çektiği, Fethullah Gülen’i karşısına alarak boy gösterdiği bir paralel yapı filizlenmeye başlamıştı.

Mehmet Yaşa’nın 2016 yılının ocak ayında yaptığı ByLock görüşmesinin muhatabı ise Bahtiyar Erdoğan’dı. Bahtiyar Erdoğan örgütün himmet olarak topladığı paralarla ABD’de kurduğu Kısmet Yatırım adlı şirketin yöneticisi pozisyonunda. Aynı zamanda yurt dışına kaçan FETÖ’cüleri yatırım yapmaları için Atlanta Star Chain şirketine yönlendiren kişi olarak biliniyor.

Bu yüzden Mehmet Yaşa ile birlikte paralarını bu şirkete kaptıran örgüt mensuplarınca suçlanan isimlerden biri. Mehmet Yaşa ve Bahtiyar Erdoğan’ın yaptıkları ByLock konuşmasının içeriğinde eski futbolcu HakanŞükür, eski Mevlana Üniversitesi rektörü Bahattin Adam, TUSKON üyesi Efsane Saykun’un yurt dışına kaçma organizasyonları ve yurt dışına gelişleri ile birlikte yaşanan sorunlar tartışılıyor. 

Konuşmalarda Hakan Şükür’ün ABD’ye gelmesi ile birlikte vize ve çocuklarının okul işlemleri dahil tüm sorunlarının örgüt mensupları tarafından çözüldüğü belirtiliyor. Ancak, Hakan Şükür’ün bitmek bilmez istekleri ve diğer örgüt mensuplarına karşı tepeden bakan bir bakış sergilemesinin örgüt içinde memnuniyetsizlik yarattığına vurgu yapılıyor.

ByLock konuşmalarında dikkat çeken bir husus ise yurt dışına çıkmak isteyen örgüt mensuplarının örgütten izin almadan bu isteklerini dahi gerçekleştiremedikleri, örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettikleri anlaşılıyor.

Yorum yaz