EKSEN

'ABD'nin Huawei kararında geri adım yok, 5G'de standartları belirleyen Çin'e karşı zaman kazanılmaya çalışılıyor'

Füsun S. Nebil'e göre, ABD'nin 'ulusal güvenliği tehdit' ilan edilen Çin'in Huawei şirketine dair son kararında 'geri adım' yok. 5G teknolojisinde standartları belirleyen Çin'in ABD şirketleri aracılığıyla dizginlenmesinin hedeflendiğini söyleyen Nebil, dünya ticaretine hakimiyeti amaçlayan ABD'nin vakit kazanmaya çalıştığı görüşünde.
Sitede oku

ABD'li şirketler 5G standartlarında Huawei ile çalışabilecek
Çin'in Huawei şirketini Pekin ile ticaret savaşında geçen sene telekom sektöründeki öncülüğü karşısında 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle 'kara listeye' alan Trump yönetimi bu hafta 'geri adım' olarak nitelenen hamlelerde bulundu. 5G teknolojisi konusunda Çin ile işbirliği geliştirmeye çalışan Britanya gibi müttefiklerine karşı 'ikna sopası' konuşturmasıyla dikkat çeken Washingtonş bu kez Huawei'ye yönelik kısıtlamalarda değişikliğe gitti. ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasına göre Huawei 5G standartlarında Amerikan şirketleri ile çalışabileceği duyuruldu.

ABD'de Çin ile ilgili tartışmalar sürerken, Trump yönetiminin attığı bu adımın ne anlama geldiğini bilişim ve teknoloji uzmanı T24 yazarı Füsun S. Nebil ile konuştuk.

‘Çin önce taklitle sonra ileriye geçerek 5G’de lokomotif oldu’

Füsun S. Nebil'e göre, ABD Ticaret Bakanlığı'nın Çin'in Huawei şirketi ile ilgili aldığı kararda aslında 'geri adım yok'. Huawei'nin giderek teknoloji konusunda ilerlemesine karşılık ABD'nin telecom konusunda geri kaldığını fark ettiğini söyleyen Nebil, kapışmanın şirketin sahibinin kızının Kanada'da tutuklanmasının sağlanmasına kadar vardığını anımsattı. Yeni kararla aslında içinde herhangi bir Amerikan parçası, donanımı, yazılımı varsa, Huawei'ye satmak için lisans alınmak durumunda olunduğunu belirten Nebil, Pekin yönetimi için aslında sorunun tam olarak ortadan kalkmadığına dikkat çekti:

“Aslında geri adım yok. Amerika tamamen bu konuda ne olduğunu yeni farkına vardı ve önlem almaya çalışıyor. Amerika’nın Telekom konusunda geri kaldığını fark ettiği için Huawei'yi engellemeye çalışıyor. Huawei, Alibaba'nın kurucusu Jack Ma, 13 tane savaşa şu kadar milyar dolar harcarken biz onları teknoloji geliştirmeye harcadık diye Amerikalılara World Economic Forumu’nda söylüyordu. Afganistan, Irak savaşı, Amerika sürekli savaşta. Çin önce taklitle daha sonra daha ileriye geçerek 5G’de lokomotif haline geldi. Böyle olunca önce onu engellemeye çalıştı. Önce kızını tutukladı 2018’in sonunda. 2019 mayısta kararları açıkladı, Huawei ile Amerikan firmalarının alışveriş etmesini yasakladı. O 1 yıllık bir karardı, bu sene mayısta tekrar uzatıldı. Hatta daha da genişletildi. Amerikan olmayan ama içinde Amerikan parçası olan; bizim de Pakistan’a helikopter satışlarımız da söz konusu olmuştu, İtalyan lisansıyla üretilen helikopterlerin motoru Amerikan olduğu için izin almamız gerekmişti. Aynı şeyi Çinlilere uyguladılar. Yani ‘Eğer içinde herhangi bir Amerikan parçası, donanımı, yazılımı varsa, lisans almak zorundadır Huawei'ye satmak için. Bu TMSC olarak bilinen Tayvan Yarı İletken. Esasında bilgisayarların motoru diyebileceğimiz işlemcileri yarı iletkenleri üreten firmanın Tayvan da Çin’den ayrılmış bir Çin ülkesi, onların vermesini yasakladı. Büyük bir problem bu Çin ve Huawei için. Motoru olmayan araba gibi. Onlar da bu konu da yatırım yapıyorlar ama.

'Çin'in belirler hale geldiği standartların yakalanması hedefleniyor'

Nebil'e göre, ABD Ticaret Bakanlığı'nın aldığı son karar sadece 5G standartlarının oluşmasında Amerikan firmalarının Çinli firmalarla çalışabilirliğine izin veriyor. Karar için ABD firmalarının yönetime çok baskı yaptıklarını da dile getiren Nebil, bununla da standartların yakalanmasının hedeflendiğini belirtti:

ABD'nin savunma bütçesi taslağında Rusya ile stratejik rekabet vurgusu

"Bir yandan da geçen senenin sonu, ocak-şubat ayında çok yoğun gördük, Avrupalı liderlere Mike Pompeo gidip bizzat Macaristan’ından İngiltere’sine 5G’yi Huawei almayın diye baskı yaptı. Bu karar sadece 5G standartlarının oluşmasında Amerikan firmalarının Çinli firmalarla çalışabilirliğine izin veriyor. Bugün mutfağınıza hangi ankastre fırını koysanız uyar. Çünkü bir standardı var o fırınların, ölçüsü var, o ölçüde yapılır. Hangi musluğu koysanız, uyar. Çünkü onun bir ölçüsü var. 5G’nin de bazı standartları var ve bu konuda Çin almış başını gidiyor. Bu kararın iki boyutu var; birincisi, bazı Amerikan firmaları 5G üretmese de arka planındaki yardımcı ürünleri üretiyorlar. Bir Avrupalı firma Huawei aldı diyelim veya Türkiye’de Huawei çok var. Burada 5G için alındı diyelim, Amerikalı firmalar eğer o standartların içine girmezlerse, buraya veya Avrupa’ya mal satamazlar. Amerikalı firmalar baskı yaptılar Trump yönetimine. Bir yandan da bu standartların belirlemenin içinde olmak istiyorlar. 5G’de Huawei aldı başını gidiyor, standartları da o belirliyor. 5G standart komitesinin başkanı Çinli, Huawei'den. Ona yetişmesi lazım, onun farkına vardı. Bu bir geri adım değil tam tersine. Aslında yalvarması lazım. Wilbur Ross, Amerikan inovasyonu liderliği kimseye bırakmayacaktır, diyor. Mecbur kaldıkları bir adım. Huawei'yi hala almıyor, almayın diye de herkese söylüyor. Bunun arkasında hem parasal bir neden var hem de telekomünikasyon ürünleri aynı zamanda bütün dünyadan haberdar olmanızı sağlıyor, dolayısıyla çok önemli araçlar.”

'Amerika Çin karşısında vakit kazanmaya çalışıyor'

Füsun Nebil'e göre Amerikalılar Çin karşısında vakit kazanmaya çalışıyorlar. Avrupa'da ise Britanya'hnın 5G konusunda pek çok yatırımı yaparak lider ülke konumunda olduğunu belirten Nebil, ABD baskılarına boyun eğerek Londra'nın Huawei ile ilişiğini kesmesinin yavaşlamaya neden olacağını kaydetti:

“Bir yandan Amerika vakit kazanmaya çalışıyor. İngiltere’nin de ülke olarak Avrupa ile daha ileriye gitmek için mücadele ettiğini unutmamak lazım. İngiltere şimdi 5G konusunda Avrupa’daki en ilerde ülkelerden biri, birçok yatırımı da yapmış durumda. Amerika’da da Huawei'den alınma 4.5G veya 5G yatırımları var. Amerika’nın FCC’si kasım ayında bir karar verdi. Türkiye’de de evrensel hizmet fonu alınır. Evrensel hizmet fonu diye bir don vardır Telekom sektöründe. Özelleştirilen her sektörde vardır. Bu fondan kırsal alandaki küçük operatörlere Huawei'yi kendi networklerinden çıkarıp atmak karşılığında Ericsson veya Nokia’dan ürün almak için 1 milyar dolar para ayrıldı. Amerikan FCC bunu evrensel hizmet fonundan ayırdı. İngiltere’de de bu konu kolay değil. İngiltere’ye mal olacağı rakam, şu ana kadar yapmış oldukları yatırımdan bunları networkten çıkarıp yerine başka markayı takmanın bir yandan daha yavaş olması, daha az kabiliyetli olması durumu var. Telekom üreticilerinden biri şunu söyledi; ‘Bizim AR-GE’mizde 1000 kişi çalışıyorsa, Çin’dekinde 100 bin çalışıyor’. Bunun nedeni o insanların daha ucuz olması Çin’de. Biraz daha farklı motivasyonları da var herhalde. Dolayısıyla Çin şu anda çok ileride. Onları alıp İngiltere’nin hem networkünden çıkarması daha yavaş olması, daha kötü olması anlamına gelecek. Bunu istemiyor gördüğümüz kadarıyla hem de büyük bir para kaybına yol açacak. Kasım ayında Trump, Çin ile ticaret savaşı konusunda birinci faz anlaşmasının imzalandığını açıklamıştı. Korona ile ortadan kalktı. Bir yandan anlaşmaya çalışıyorlar karşılıklı, birtakım pazarlıklar var, detaylarını bilmiyoruz. Türkiye’ye zaten hepsi çok geç geldi, 3G 8 sene yanılmıyorsam. 4G’de 9 sene sonra geldi. İlk kurulan networkten sonra 9 senede geldi. 5G tam başlamış da değil. Çin’de başladı, İngiltere’de biraz var. 5G’de henüz ne standartlar oturdu ne sistemler çok fazla gelişmiş durumda. Bunlar henüz geliştiriliyor.”

'5G'nin şu ana kadar getirdikleri...'

Nebil, 2015'ten bu yana konuşulan 5G’nin hayatımızda aslında çok temel noktalarda dönüşümler yaratmasının hedeflendiğini, ancak şu an itibarıyla somutlandığı haliyle bize getirdiğinin sadece 4G’den biraz daha hızlı olması olduğunu dile getirdi:

“5G’yi 2015’ten beri konuşuyoruz. 2015’te konuştuklarımız şu anda 2021’de yok. Birincisi cevap verme süresinin çok hızlı olmasını konuşuyoruz. Şoförü olmayan iki tane otonom araç gidiyor. Öndeki frene basıyor, arkadakinin durma süresi. Olay çok hassas. Arkadaki arabanın içinde de frene bastığı anda kaza olacak diye korkup kalp krizi geçiren biri var, onun da hastaneye otomatik haberinin verilmesi gerekiyor. Böyle büyük şeylerden bahsediliyor. Stadyumda 50 bin kişi var, aynı anda maçı seyrediyorlar ama çok uzak. Daha yakından görmek herkes ister. Gol atılıyor, o gölü yakından görmek istiyor. Hemen cep telefonunu kaldırıyor, 50 bin kişi o anı tekrar o anda tekrar izleyebiliyor. Aynı anda çok sayıda kişi ve hız. Ameliyatlardan bahsediliyor 5G ile. Bu kolay değil. Çünkü ışığın hızı diye bir kavram var, ne olursa olsun bir sınırınız var, dolayısıyla o biraz zor. Sonuçta 5G böyle bir şey. Ama şu ana kadar 5G’nin bize getirdiği sadece 4G’den biraz daha hızlı bir şey."

‘Amerika tüm dünyanın ticaretine hâkim olmak istiyor’

Nebil, ABD’nin aslında liberal ekonomiden bahsederken, dünya ticaret sahnesinde hakimiyet kurmayı ifade ettiğini belirtirken, 2010'ların başlarında Fransız şirketi Astrum'un ele geçirilmesi sürecine atıfta bulundu:

"Amerika’nın 70-80’li yıllarda bir ekonomik tetikçinin itirafları diye bir kitap var. Orada geri kalmış ülkelere nasıl yol, baraj yaptırtıp kredi borcu altına sokup, sonra onları ödetme yolunda nasıl ekonomilerini vurduklarını anlatıyor. O yıllarda öyleyken bu kitabı Huawei'yi, sahibinin kurucusunun masasında gördük ilk defa, öyle dikkatimizi çekti. Fransa’daki Astrum şirketinin genel müdürü değil ama yüksek düzey bir yöneticinin Amerika’da 2013’te tutuklandığı ve zincirlerle bağlanmaktan bahsediliyor. Sonuçta devlet malı olan 1973 petrol krizi sonrası karar alınarak kurulan 56 tane Fransız nükleer reaktörün -ucuz elektrik verdiği için İngiltere’ye de bugün enerji veren- 56 santralin Amerikan General Electric’in eline geçtiği görülüyor. Yani Amerika pek de liberal ekonomiyi kabul etmiyor, tüm dünyanın ticaretine hakim olmak istiyor. Herhalde Huawei'nin patronu da bunu işaret ediyor. Kızı da hala gözaltında, geri iade istiyor Amerika. Ama şimdiye kadar tutuldu.”

Yorum yaz