DÜNYA

Eski BM Suriye Temsilcisi Mistura: Tarafları ikna için Rusya ve Türkiye'ye ihtiyaç var

Eski Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Suriye'de bir sorun çıktığında görüşmelerin çökmemesi için tarafları ikna etme konusunda Rusya ve Türkiye'ye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Sitede oku

Suriye'de 8 yıldan fazla savaşta BM'nin 3'üncü ve en uzun temsilcisi olarak görev yapan ve 2018 sonunda istifa eden Staffan de Mistura, CNN televizyonuna açıklamalarda bulundu. 

Anayasa komitesinin geçen hafta Cenevre'de toplanmasının ve tarafların ilk kez bir araya gelmesinin 'çok önemli' olduğuna vurgu yapan Mistura, bu sürecin neden bu kadar uzun sürdüğüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Üzerinde uzlaşılamayan 4 isim vardı, anayasa komitesi belki geçen sene de toplanabilirdi ama bu isimler üzerinde anlaşma sağlanamadı. Oldukça sabırlı müzakerelerle bu dört isim üzerinde anlaşmak Geir Pedersen'ın bir yılını aldı. Hükümet hazır değildi ve daha güçlü bir pozisyonda olmak istiyordu diye düşünüyorum. Muhalifler ise teminat istedi."

Rusya'nın Suriye'deki nüfuzu göz önünde bulundurulduğunda anayasa komitesine gerçekten Suriyelilerin mi öncülük ettiği sorusuna Mistura şöyle yanıt verdi:

"Suriyeliler, inanın bana hem hükümet hem muhalifler çok gururlular ve kendilerine neyin nasıl yapılacağının söylenmesinden hazzetmiyorlar. Suriye'de savaşa 8 yılda 15 ülke dahil oldu ve hepsinin taraflar üzerinde nüfuzu var. Özellikle Rusya ve İran'ın hükümet, Türkiye ve diğerlerinin ise muhalifler üzerinde nüfuzu var. Bir sorun olduğunda ise görüşmelerin çökmemesi için tarafları ikna etme konusunda Rusya ve Türkiye'ye güvenmek zorundayız."

'Rusya'nın askeri müdahalesi oyunun kurallarını tamamen değiştirdi'

Rusya'nın Suriye'deki rolünün çok önemli ve en başından beri diğer ülkelere göre tutarlı olduğunu belirten Mistura, Rusya'nın Suriye'ye askeri müdahalesinin ise dengeleri ve oyunun kurallarını tamamen değiştirdiğini söyledi. 

Mistura, Rusya'nın, Suriye'nin yeniden inşasını tek başına yapamayacağı için üstlenmek istemediği ve bu nedenle siyasi sürecin bir parçası olup, bu konuda çaba gösterdiği değerlendirmesinde bulundu. 

Yorum yaz