EKONOMİ

Erdoğan'ın S-400 çıkışı: Türkiye, bağımlılık ilişkilerini sonlandıracak önemli adımlar atıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'nin ülkesine S-400 hava savunma sistemi almaması için yaptığı baskıya karşı kararlılık gösteren açıklamalarını, gazeteci Ceyhun Bozkurt ve Sütçü İmam Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, Sputnik'e değerlendirdi.
Sitede oku

Erdoğan'dan ABD'ye: Türkiye'nin S-400'lere ihtiyacı var, en kısa sürede alacağız
ABD'nin uzun süredir Türkiye'ye S-400 alımıyla ilgili yaptığı baskıya karşı Ankara, kararlı bir tutum sergilemeye devam ediyor. Birkaç gün önce ABD'li yetkililerin "S-400'lerden vazgeçerseniz, F-35 yaptırımı kalkar" mesajına atıfta bulunarak "Türkiye'nin S-400'lere ihtiyacı var, en kısa sürede alacağız" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak "Kusura bakmayın. Biz hem kendimizi korumada ve savunmada hem de bu noktada atacağımız adımlarda birilerinden izin alacak değiliz, önümüzü kesmeye hakkınız yok" çıkışı yaptı. Erdoğan'ın Türk hükümetinin Rusya'dan hava savunma sistemi alımı konusundaki kararlılığını teyit eden bu açıklamasını, Gazeteci Ceyhun Bozkurt ve Sütçü İmam Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl Sputnik'e değerlendirdi

‘ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZ KARAR ALAN BİR DEVLET OLDUĞUNU GÖSTERMEYE YÖNELİK'

Sütçü İmam Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl "Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce de bu konuya değinen açıklamada bulunmuştu. Türkiye yönetimi her aşamada Rusya'yla olan askeri ve ticari ilişkilerini geliştireceğini ve askeri sanayi işbirliğini pekiştireceğini söylemişti. Bu noktada da kararlılık göstermeyi sürdürüyor. Malum, ABD ile yaşanan krizde S-400 hava savunma sistemlerinin alımı asıl meselelerden biri oldu. Ancak Türkiye yönetimi bu tutumuyla, bu alımda kararlı olduğunu ve kararını da bağımsız bir şekilde aldığını göstermeye çalışıyor. Sayın Erdoğan'ın açıklamaları bu tutuma yönelik bir vurgu niteliği taşıyor. (S-400 alımından) geri adım atılmadığını ve Türkiye'nin bu kararlarını bağımsız şekilde alan, dimdik duran, güçlü bir devlet olduğunu göstermeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Rusya ile S-400 anlaşması için birilerinden izin alacak değiliz
Türkiye'nin kendi savunma sanayisini, ekonomisini ve siyasetini kendisi belirlemesi ve bölgenin lider konumuna gelmesi gerektiğini söyleyen İsmayıl "Günümüzde ABD'nin bile tam manasıyla bağımsız olduğunu söylemek zor çünkü her bir devlet diğerlerine ticari, sanayi ve askeri ilişkilerle bağlı. Yıllarca ABD ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Türkiye, değişen tarihi süreç içerisinde, bölgenin güçlü, önde gelen, ekonomik, gelişmiş, siyaseten dimdik duran ve kendisini en son teknolojilerle savunabilecek bir devlet olmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu açıklamalar, Türkiye'nin kendi kararlarını veren dimdik duran bir devlet olmak için gösterilen çabalar olarak değerlendirilmeli. Türkiye'nin burada anlatmak istediği kendi devlet çıkarlarına ters düşen hiçbir konuda taviz vermeyeceğini ve kendi kararlarını kendi vereceğidir. Türkiye kendi savunma sanayisini, ekonomisini ve siyasetini kendisi belirlemeli ve bölgenin lider konumuna gelmelidir. Türkiye Rusya'yla ilişkileri de Batılı ülkelerle ilişkilerinden bağımsız olarak geliştirmeli. Çünkü ancak böyle olursa, ikili ilişkiler stratejik müttefiklik seviyesine gelir. Aksi takdirde, bu tutum başkalarına yönelen siyasi açıklamalardan ileri gitmez" diye ekledi.

Çavuşoğlu'ndan S-400 açıklaması: Acil ihtiyacımız vardı, aldık
‘ABD, TÜRKİYE'NİN ULUSAL GÜVENLİĞİNİ İLGİLENDİREN TÜM KONULARDA ANKARA'NIN KARŞISINDA YER ALIYOR'

Gazeteci Bozkurt'a göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın S-400 açıklaması Türkiye'nin bu konudaki "kararlılığını" göstermesi bakımından önemli. Bozkurt "Öncelikle şunu net bir şekilde koymak lazım. S-400 Türkiye ile ABD arasındaki gerilimin sadece bir yönü. Bunun Suriye yönü var, PKK'ya verilen ABD desteği boyutu var, Doğu Akdeniz ve Ege'de Rumlara ve Yunanistan ile gerilimde Washington'un Ankara'nın karşısında bulunması var, Ankara'nın Rusya ve İran'la birçok konuda ortak hareket etmesi gibi pek çok husus var. S-400, Türkiye ile ABD'nin çok boyutlu yaşadığı siyasi, ekonomik ve askeri gerilimin savunma sanayii boyutundaki yansıması. Ancak ilginç olan önemli nokta şu: ABD, ulusal güvenliğimizi tehdit eden her konuda Türkiye'nin karşısında yer alırken, öbür yandan da Ankara'ya ‘Sen bizim taleplerimizi kabul edeceksin ve bunun yanında bizim kontrolümüzden çıkmayacaksın' diyor. Kaba bir ifadeyle bize hem dayak atmaya çalışıp, hem de bu dayağa itiraz etmememizi istiyor. Türkiye ise bu politikaya karşı çok net bir tutum aldı. Özellikle 15 Temmuz bu anlamda kırılma noktası oldu" ifadelerini kullandı.

‘WASHINGTON'IN ASIL ENDİŞE ETTİĞİ TÜRKİYE'NİN SİYASİ DÖNÜŞÜMÜ'

ABD'nin asıl endişesinin Türkiye'nin, kendisinin de dahil olduğu NATO kutbunun düşman olarak gördüğü kutbun en önemli ülkesinden savunma sistemi alması olduğunu söyleyen Bozkurt "S-400 öncesinde Türkiye ilk denemeyi Çin füze sistemi alarak yapmak istedi. Ancak baskılar neticesinde bu alım gerçekleşmedi. Ancak S-400 kararı 15 Temmuz'dan sonra geri dönülmez bir noktaya girdi. ABD'nin bazı itirazları var. Öncelikle Rusların, kendi sistemleriyle ilgili bilgilere ulaşmasından endişe ediyor. Ancak bunun gerçeği yansıtmadığı bilgileri kamuoyuna yansıdı. Çünkü Türkiye ile Rusya, S-400'lerin farklı bir kod sistemi üzerinden çalıştırılması için çalışma yürütüyor. Ancak en temel endişenin Türkiye'nin, kendisinin de dahil olduğu NATO kutbunun düşman olarak gördüğü kutbun en önemli ülkesinden savunma sistemi alması. Yani Washington siyasi olarak bir dönüşümden endişe ediyor. Bu kadar kritik bir dönemde Türkiye'yi kontrol etme isteği, Ankara'ya baskı olarak yansıyor" diye konuştu.

Erdoğan'ın S-400 açıklamasını değerlendiren Rus askeri uzman: Türkiye, güvenlik alanında bağımsızlığını savunmaya hazır
‘TÜRKİYE BAĞIMLILIK İLİŞKİLERİNİ SONLANDIRACAK SAVUNMA ADIMLARI ATIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla vurguladığı "izin alacak değiliz" bu anlamda Türkiye'nin "önümüzdeki dönemde siyasetinin özeti" olduğunun altını çizen Bozkurt "Yani NATO'da kalsak bile Türkiye'nin milli çıkarları için gerekirse Rusya, Çin ile işbirliği yapılabileceğini gösteriyor. Zaten ekonomiye yönelik saldırı sonrası Çin ve Hindistan ile ekonomik işbirliği adımları bunu gösteriyor" dedi ve şöyle ekledi:

"S-400 konusuna dönecek olursak, ABD'nin Türkiye aleyhine adımları sürdüğü sürece, Ankara bağımsız savunma politikası izlemeye devam edecek. Ankara sadece bağımlılık değil, kendi savunma sanayisini geliştirmek için de hareket ediyor. Örneğin Türkiye'nin hava savunmasında önem arz eden 120 km menzilli milli alçak ve orta irtifa hava savunma füze sistemi Hisar'ın test atışları sürüyor. Ayrıca başka araçlar için de milli üretim anlamında çalışmalar sürüyor. Bağımlılık ilişkilerini sonlandıracak savunma sanayii adımları, önümüzdeki dönemde siyasete de damga vuracak gibi gözüküyor."

Yorum yaz