GÖRÜŞ

Tillerson'ın Ankara ziyaretini değerlendiren MHP'li Karakaya: ABD suçüstü olmuştur

MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, Türkiye'nin Afrin operasyonu konusunda elinin son derece güçlü olduğunu vurgulayarak, "Haklı olunan yerde diplomasi de arkasından geliyor. ABD bu konuda suçüstü olmuştur. Aslında biliniyordu ama belki ilk kez bu kadar diplomasi konusunda zayıf kaldığı, Türkiye'nin de güçlü olduğu bir dönemi yaşıyoruz" dedi.
Sitede oku

TGB'den Tillerson'ın Türkiye ziyaretine protesto
TBMM'de gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Türkiye-ABD ilişkilerini ve ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Ankara ziyaretine ilişkin soruları yanıtladı.

Diplomaside bu tür üst düzey toplantıların aslında ‘işin finali' olduğunu vurgulayan Karakaya, öncesinde ne olacağının, neler söyleneceğinin belli olduğunu söyledi. Türkiye'nin de 76 sayfalık bir raporu sunacağının basına yansıdığını kaydeden Karakaya, bu raporun da ‘Türkiye-ABD ilişkileri', ‘Suriye'de yaşananlar ‘ve ‘PKK ile YPG arasındaki organik bağ, ABD'nin de bunlarla olan ilişkileri' şeklinde üç bölümden oluştuğunun ifade edildiğini ifade etti.

'TÜRKİYE'NİN DİYECEĞİ BELLİ ABD NE DİYECEK'

Tillerson: ABD, Türkiye ile aynı yönde çalışmanın yolunu bulmalı
Türkiye'nin Afrin'e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı konusunda elinin son derece güçlü olduğunu vurgulayan MHP'li Karakaya, "Haklı olunan yerde diplomasi de arkasından geliyor. Dolayısıyla ABD bu konuda suçüstü olmuştur; aslında biliniyordu, suçüstüydü ama belki ilk kez bu kadar diplomasi konusunda da zayıf kaldığı, Türkiye'nin de bu kadar güçlü olduğu bir dönemi, ortamı yaşıyoruz diye düşünüyorum. Bu şuna benziyor, bizim diyeceğimiz belli de onlar ne diyecekler, ABD ne diyecek onu bilemiyoruz" diye konuştu. Burada önemli olanın Afrin'de Suriye'nin kuzeyinde milli beka adına güvenlik adına yürütülen operasyonların durdurulmadan başarıya taşınması olduğunu vurgulayan Karakaya, Türkiye'nin yapması gerekenin bu olduğunu düşündüklerini söyledi.

'ABD KONGRESİNE SUNULAN RAPOR TÜRKİYE'NİN ELİNİ GÜÇLENDİRİR'

AA: Pentagon 2019 bütçesinde YPG için 550 milyon dolar ayırdı
MHP'li Mevlüt Karakaya, ABD kongresine sunulan YPG'nin PKK'nın Suriye'deki milis gücü olarak niteleyen istihbarat raporuna ilişkin soruyu da yanıtladı. ABD'nin çok farklı bir ülke olduğunu kaydeden Karakaya, söylenen ile fiiliyatın çok farklı şekilde yürüyebildiğini söyledi. Bu raporun Türkiye'nin elini güçlendireceğini belirten Karakaya, "Geçmişte de bu ve benzeri Türkiye'nin elini güçlendirecek ABD'nin söylediği, yazdığı, gerek üst düzey konuşmalarında görüş bildirmesinde, raporlarında bunlar oldu. Bu ilk defa olmuyor. Dolayısıyla ABD, YPG'nin PKK'nın bir milis gücü olduğu ya da organik bağı konusunda bir inkar içinde de değil ki. Bugüne kadar da pek öyle olmadı. Bunu hem kabul ediyor ama hem de destekliyor. Orada çok açık açık YPG ile olan ilişkisini IŞİD ile olan mücadelesine defalarca bağladı. Ama tabi ki önemli bir şey bunun bir resmi rapor olup özellikle de parlamentoya sunulmuş olması" diye konuştu.

'ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI'

'Türkiye ABD’yi açıkça hedef tahtasına koymaktan çekinmiyor'
Karakaya'ya, Tillerson'un Ankara ziyareti öncesi Cumhurbaşkanı, Başbakan'dan gelen sert açıklamalarla ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "İlişkiler ya düzelecek ya tamamen bozulacak" açıklaması da soruldu. ABD'nin öteden beri Türkiye'nin müttefiki ve stratejik ortağı olduğunu belirten Karakaya, bir çok açıdan da önemli bir ülke olduğunu söyledi. Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye hiçbir zaman ABD ile ilişkilerinin bozulmasını istemez. Böyle bir niyeti de yok, bugüne kadar da olmadı zaten. Ama gelinen nokta itibariyle bakıldığında ABD'nin özellikle sınırlarımızda, Suriye, Irak ve bölgede izlediği politikalar, burada iş tuttuğu gruplar, terör örgütlerine baktığımızda bunların temel hedefinin Türkiye olduğu, Türkiye'nin hatta işgaline kadar gidebilecek düşünce, emel ve niyetlerde olduklarını hepimiz biliyoruz. Dünya biliyor, ABD de biliyor bunu. Şimdi burada bilmediği bir şey yok. Bugüne kadar hep bilmiyormuş gibi anlatma yoluna gidildi ama artık bıçak kemiğe dayandı. Yani burası Türkiye'nin var olma, yok olma noktası, mücadelesindeki bu nokta. Şimdi bu noktadan sonra kimsenin şu ya da bu şekildeki mazeretlerini dinlemek ya da bu konuda diplomasi anlamında bir şeyler düşünmek herhalde çok Türkiye açısından faydalı olacak gibi düşünmüyor. Türkiye öncelikle bu beka sorununu halletmesi gerekiyor.

'TOPTAN YOK OLURUZ YA DA VAR OLURUZ, YA İSTİKLAL YA ÖLÜM'

Erdoğan'dan ABD'ye: 'DEAŞ tiyatrosunun artık sonu gelmiştir'
Yani bu biraz Temel'in hani idama giderken son dileği sorulduğunda ‘bu da bana ders olsun' şeyine benziyor. Evet Türkiye bu anlamda çok ders çıkardı ama bir ders de buradan alayım, bir bakayım derse belki bir daha öyle bir dersi tecrübeyi kullanma imkanı ve ortamı bulamayabilir. Onun için bu seferki duruş çok farklı. Türkiye burada kararlılığını gösterecek ve kesinlikle kim olursa olsun, Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi her gün ölüyoruz, her gün öleceğimize parça parça öleceğimize toptan yok oluruz ya da var oluruz. Ya istiklal ya ölüm. Yani bu işin başka bir parolası kalmadı. "

'OPERASYONU DURDURUN' ŞEKLİNDE BİR TEHDİDİN ZERRE BİR ÖNEMİ OLMAZ'

Karakaya, Türkiye ile ABD'nin Suriye'de sıcak bir çatışma olasılığına ilişkin soru üzerine de, "Teknik olarak öyle bir şey olur mu olmaz mı bilemiyorum ama Türkiye'nin her şeyden önce her şeyi göze aldığına inanıyorum. Çünkü, Türkiye bu konuya bir beka sorunu olarak bakıyor. Yani ABD'nin, Türkiye'yi bu noktada ikna etmesinin ya da vazgeçirmesinin tek bir sebebi olabilir o da bu terör örgütlerinden bölgenin temizlenmesi konusunda ki garanti. O da nasıl olur bilmem. Aksi taktirde ‘operasyonu durdurun değilse biz karşınızdayız' şeklindeki bir tehdidin Türkiye açısından zerre bir önemi olmayacağını düşünüyorum" dedi.

Erdoğan'dan ABD'ye 'süre' yanıtı: Ne zaman işimiz biter, o zaman çekilmesini biliriz
ABD'nin kendi menfaatlerini de iyi hesap eden bir ülke olduğunu belirten Karakaya, bölgede Türkiye'nin NATO üyesi bir ülke olduğunu, kendi güvenliğiyle ilgili kendisine yapılmış bir saldırı karşısında uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanma durumunda kalan bir ülke olduğunu vurguladı. Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili iletişimin de eksiklikleri olmasına rağmen başarılı olduğunu belirten Karakaya, dünya kamuoyunda da çatlak sesler olsa da genel olarak bir kamuoyu oluşturulduğunu belirtti.

MHP'li Karakaya, şöyle devam etti:

"Hiçbir dönemde olmadığı kadar iletişimi bu konunun iyi oldu. Yani öyle bir ortamda ABD'nin, Türkiye ile karşı karşıya gelecek fiili bir duruma girişeceğini, durumu o noktaya getireceğini düşünmüyorum. Düşünürse de Türkiye böyle bir şeyden dolayı geri durma cihetine giderse iki şey ortaya çıkar. Türkiye milli bekasına sahip çıkamıyor, bunun arkası şudur, üç, beş, on sene sonra bu sefer bu mücadeleleri Allah göstermesin Güneydoğu Anadolu bölgesinin illerinde gösterme anlamına gelir. Böyle bir şeyden vazgeçmesi ya tezinin bugünkü söylediği gerekçelerin güçsüz olduğu anlamı çıkar ya da bu işten tırsıp bekasını koruyamayacak müdahale edemeyecek bir ülke durumuna getirir ki her ikisi de Türkiye açısından sıkıntılı durumdur. Türkiye burada kararlıdır. "

'ZEYTİN DALI OPERASYONUNUN YAPILMAMASI TÜRK EKONOMİSİNE CİDDİ DARBE VURURDU'

Şimşek: Afrin yabancı yatırımcının gündemi değil
Karaya, Zeytin Dalı operasyonunun yapılmamasının Türk ekonomisine de çok ciddi bir darbe vuracağına inandığını söyledi. Karakaya, "Çünkü bu bir milli güvenlik meselesi, ekonominin en temel unsurlarından birisi, özellikle yabancı yatırım açısından güvendir. Türkiye sürekli olarak bölündü mü bölünecek mi, sürekli Suriye tarafından veya içeriden tehdit ve tehlike altında olan, saldırı altında olan, geleceğinin ne olacağı konusunda tartışmaların olduğu bir ülke de ne yatırım olur, ne verimlilik olur ne de çalışma olur ne de sermaye gelir. Onun için ben bu operasyonun başarılı olarak sonuçlanmasıyla birlikte Türk ekonomisinin de çok ciddi bir toparlanma yaşayacağına inanıyorum. Çünkü işin en temel şeyi, ekonomideki, yatırımlardaki en önemli hususlardan birisi risk algısıdır. Risk azalıp primler düştükçe doğal olarak yatırımlar da artar, sermaye de gelir, yani ekonominin diğer unsurları çarkları da işler. İşin en temelinde güven olayı vardır. Bun en basitinde turizmde görüyorsunuz. Turizm çok daha duyarlıdır bu tür şeylere. Bu operasyonun başarılı geçip bölgede bir güvenlik koridorunun oluşması doğal olarak içerideki riskleri, terör anlamındaki tehdit ve tehlikeleri de azaltıp ya da en aza indireceğinden dolayı bunun en hızlı etkisini inşallah göreceğiz birkaç ay sonra turizmde göreceğiz, bunun ciddi yansımaları olacak" diye konuştu.

Yorum yaz