Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Fetihtepe sakinlerinin avukatı anlattı: ‘Bu şekilde dönüşüm süreci yürütülemez’

Fetihtepe sakinlerinin avukatı anlattı: ‘Bu şekilde dönüşüm süreci yürütülemez’
Abone olTelegram
Avukat Onur Cingil, Fetihtepe Mahallesi’nde kentsel dönüşüm süreci konusunda “Bütün müvekkillerim kentsel dönüşüm istiyor. Bölge halkları bugünü ve geleceğini, burada kime ne verileceğini soruyor. Bu bölgenin imar planı, projesi, üçte iki çoğunluğu yok. Belirli olan hiçbir şey yok. Bu şekilde bir dönüşüm süreci yürütülemez” ifadelerini kullandı.
İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’nde yapılması planlanan kentsel dönüşüm kapsamında altyapı hizmetleri kesildi. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, altyapı hizmet kesintisi ve tahliye kararları ile ilgili kısmi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Fetihtepe sakinlerinin avukatı Onur Cingil, kentsel dönüşüme gerekçe olan mevzuatları, proje konusunda bilinenleri ve mahalle halkının taleplerini Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.
Cingil, kentsel dönüşümü tanımlayan yasayı “Türkiye’de 6306 sayılı yasa çıktıktan sonra riskli alan, rezerv alan ve riskli yapı kavramları ortaya çıktı. Bu kavramlar deprem riskini ortadan kaldırmak adına kullanılsaydı esasen tanım olarak yararlı hususlardır. Kanun çok eksiği olmasıyla birlikte ilk çıkma mantığıyla düşünüldüğünde deprem riskinin azaltılması gerekir fakat bu yönde bir yasa hazırlanmadığı da malumdur. Gün geçtikçe işlerini kolaylaştırmak adına sürekli torba yasalarla değişen bir kanun ve buna bağlı yönetmelikten bahsediyoruz” diye tanımladı.

‘Bu zamana kadar nereler riskli alan ilan edildi?’

Cingil, riskli ilan edilen alanların ortak özelliklerine “Bu zamana kadar nereler riskli alan ilan edildi? Üsküdar Kızıltepe, Güngören’de Tozkoparan, Okmeydanı’nda Fetihtepe ve Ümraniye’de Elmalıkent. Bunların hepsinin ortak özelliği Kandilli Rasathanesi raporlarına göre en risksiz yerler ama en çok rantı olan yerlerdir. Tozkoparan tekstil sanayinin yanında, E-5’in dibinde Merter’in hemen yanında bir yerdir. Elmalıkent, Şile Otobanı ile şu an metronun geldiği çok ciddi gelişmekte olan Ümraniye’nin gözde yerlerinden bir alandır. Fetihtepe zaten adı üzerinde Fetihtepe, Fatih Sultan Mehmet’in ordularını fetih zamanında koyduğu tepe yani kayalık sert bir zemindir. Belki de en ironik olanı üç yıl boyunca mücadele ettiğimiz ve bir noktaya kadar insanları konut edindirmeye sonuçlandırdığımız Üsküdar Kiraztepe bugün on binlerce insanın namaz kılabileceği söylenen Çamlıca Camii’nin hemen dibindedir. Çamlıca Camii yapmak için riskli değil ama orada oturmak için riskli olan bir yer” diye dikkat çekti.

‘Bütün müvekkillerim kentsel dönüşüm istiyor’

Fetihtepe sakinlerinin kentsel dönüşümü istemediği iddialarının doğru olmadığını vurgulayan Cingil, mahalle halkının imzalayacakları sözleşmede aradıklarını “Bölge insanları kentsel dönüşüm istemiyormuş, depreme dayanıksız evlerde yaşamak istiyormuş gibi akla ziyan bir yöntem izliyorlar. Bütün müvekkillerim kentsel dönüşüm istiyor. Kentsel dönüşümün öznesini insan, amacını da deprem riskini azaltmak olarak koyarsak sorun çözülüyor. Öznesini müteahhit amacını da rant koyarsak o zaman gürültü başlıyor. Bu vatandaşın da haklı kavgası oluyor çünkü bütün projelerde sözleşme yok. Sözleşmesiz bir süreç ilerliyor. Muvafakatname denilen bir onay metni var. Ne demektir: Tapumu alabilirsin, beni tahliye edebilirsin, binamı yıkabilirsin, bana bir daire verirsen sevinirim. Hakediş, metrekaresi, süresi, cezai şartı, hiçbir şeyi belli olmayan bir noktadır. Bölge halkları bugünü ve geleceğini, burada kime ne verileceğini soruyor. Projeyi görmek istiyoruz. Hiçbir yerde projeyi göstermiyorlar. Niye göstermiyorlar? Çünkü kaç daire yapılacağı ortaya çıkarsa rant da ortaya çıkar. Beyoğlu Belediyesi’ne sorduğumuzda ‘proje internet sitesinde’ deniyor. Teknik şartname sorulduğu zaman ‘bakanlık sitesinde’ olduğu söyleniyor. Tarif veriyoruz. Bir sözleşme, ekinde şartname, teknik planı, başlangıç-bitiş ve metrekaresi belirli olan bir sözleşme metni ve aynı zamanda dükkanına dükkan evine ev verilecek bir noktadır” diye sıraladı.

‘İmar mevzuatına aykırılık bulmak için bin tane sebep bulabilirsiniz’

Söz konusu arazi ve konutların tapulu olduğunu belirten Cingil, kentsel dönüşümde hak sahiplerine karşı tutumu “Buralar tapulu yerler, bu anlattıklarımın hepsi tapulu yerlerdir. Bakanlık bakış açısı ‘sana yeni bir ev veriyoruz’ şeklinde lütuf gibi ve daha da ilginci müteahhite verseler daha fazla hak alıyorlar zaten. İnsanların yakası bırakılsa yapabiliyorlar. Yapmak da aslında istiyorlar. Fetihtepe’de yıllarca tapu tahsis belgelerini tapuya çevirmemişler. Yıllarca iskan ve esnafa ruhsat vermemişler. Aslında dönüşüm süreçleri muhtaçlık süreçlerine dönüşüyor. Burası riskli alan değilken nasıl riskli alan oldu? Hile-i Şeriye ile oldu. Torba yasa ile geçen ‘bir bölgedeki binaların yüzde 65’i veya daha fazlası eğer ki imar mevzuatına aykırıysa orası da risklidir’ maddesi ile yani isterse kayanın üstüne kurulsun eğer mevzuata aykırıysa da risklidir. Buradaki hile neydi? Bugün balkonunuzu kapatmak da imar mevzuatına aykırıdır, klima motorunuzu dışarı takmak da imar mevzuatına aykırıdır. İmar mevzuatına aykırılık bulmak için bin tane sebep bulabilirsiniz. Bir damga vuruyorlar sonra başka bir yere gidemeyeceği söylenerek bu işlemin yapılacağını belirtiyorlar” diye betimledi.

‘İnsanlara sorgusuz sualsiz ‘çık’ denildi’

Cingil, Fetihtepe sakinlerine gönderilen tebligattaki eksik belgeleri “50-60 yıllık yerler buralar, üç nesildir tozunu toprağını solumuş. İstanbul’a 1914 yılında elektrik verilmiş. Şu an Fetihtepe 1914 yılının öncesini yaşıyor. 1970’lerde su sıkıntısı olduğu zamanlarda tankerler gelirmiş mahallelere, şu an tankerler geliyor. 2022 Türkiye’sinde bize yaşattılar. Bu konuyla ilgili olarak riskli alan sonrasında tahliye, yıkım ve altyapı hizmetlerinin kesilmesi ile ilgili bir tebligat geldi. Tebligat tek yapraktan oluşuyor. Ekinde bir teklif formu, süre verilen durum, üçte ikinin sağlandığına dair bir belge, evlerin bir değerlemesi yok. Yönetmelikte bunların hepsinin konulması gerekiyor. AKP iktidarı daha önceden kendinden önce konulan kanunları çiğniyordu. Kendi koyduğu kanunları da çiğniyor. Bu yönetmelikleri o koydu ama uygulamıyor. İnsanlara sorgusuz sualsiz ‘çık’ denildi” diye açıkladı.

‘Dün polisler elektrik, su ve doğalgaz kesmeye başladılar’

Fetihtepe’de kentsel dönüşüm konusunda 130 davaları olduğunu söyleyen Cingil, yürütmeyi durdurma konusunda hukuki mücadelelerini “Biz de dava açtık. 130 tane davamız var. Çarşamba iki davanın ilk duruşması görüldü. Dün polisler yine altyapıların kesilmesi ile ilgili geldi. Elektrik, su ve doğalgaz kesmeye başladılar. Yürütmenin durdurulması kararı aldığımız bütün dosyalarda bir anda bir el değdi ve hepsinde yürütmenin durdurulması kararı çorap söküğü gibi kalktı. 8 Haziran itibariyle ilk müdahaleyle tekrar başvurduk. Bu bölgenin imar planı yok. Bir proje yok. Üçte iki çoğunluk yok. Teklif yok. Belirli olan hiçbir şey yok. Bir dönüşü yok. Bu şekilde bir dönüşüm süreci yürütülemez. Mahkeme ister yürütmeyi durdurmayı şimdi versin, isterse yıkımlardan sonra versin. Biz biliyoruz ki bu davaları kazanacağız. En son idare mahkemesi dediğimize geldi ve Beyoğlu Belediyesi’ne ‘üçte iki çoğunluğunuz var mı’ diye sordular. Ne cevap vereceklerini çok merak ediyorum. Dün bu ara karardan sonra geldiler. Bu tip mücadelelerle dönüşümün nasıl yapıldığını göstereceğiz yoksa yakın bir zamanda halk onlara gösterecek” diye aktardı.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала