GÖRÜŞ

Kuvayı Milliye, Misakı Milli ve Yeni Türkiye

© AA / Aykut Ünlüpınar Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu
Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu - Sputnik Türkiye
Abone olTelegram
Başbakan Davutoğlu'nun son açıklamalarına yansıyan “Cumhuriyetçilik”, “Kuvayı Milliye” ve “Misakı Milli” ilkelerine dayalı “yeni Türkiye”nin temel özellikleri neler?

Adalet ve Kalkınma Partisi grup toplantısında "istikbali parlak bir Türkiye'ye kararlı bir şekilde yürüyoruz" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “100. yıla yürürken temel ilkemizi vurguluyorum; herkes yeni bir Misakı Milli'de buluşmalı ve bu hedef doğrultusunda elinde, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katılmalıdır.”

Acaba Davutoğlu tarafından söz edilen “Cumhuriyetçilik”, “Kuvayı Milliye” ve “Misakı Milli” ilkelerine dayalı “yeni Türkiye”nin temel özellikleri neler? Bu kavramın içeriği nasıl okunmalı?

Sputnik Haber Ajansı'na konuşan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Genel Başkanı Çağdaş Cengiz, konuyla ilgili şunları söyledi:

ÇAĞDAŞ CENGİZ: "Yeni Türkiye", Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kurum ve değerlerini yıkma görevini yürüten hükümetin kullandığı bir kavramdır. Yani Türkiye Cumhuriyeti öz değerlerinden uzaklaştırılacak, tarikatların, cemaatlerin yönettiği, milletin iradesiyle değil, bölünmüş ve parçalanmış Ortaçağ kurum, kişi ve ilişkilerinin yönettiği bir Türkiye olacaktır. Yeni Türkiye kavramı, aslında bir manada neo-liberalizmin yükseliş sürecinde ifade edilen yeni Ortaçağ’ın bir uyarlamasıdır. Yani, ileriye doğru yenileme ve ilerlemeyi ifade etmiyor, tam tersi, Türkiye’nin çok daha geri noktalara sürüklenmesine sebep olan bir yapılanmayı işaret ediyor. Davutoğlu'nun kullandığı kavramlardan biri de şu: “Parantezi kapatıyoruz”. Bu, Türkiye’de 1920’lerde Cumhuriyet devrimini yaratan, bu ülkenin bütün değerlerini yok sayan bir tanımlamadır. Yani, 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti parantezinin, AKP ile birlikte kapandığı ve o zamana kadarki dönemi bir sapma, toplumdan kopuk bir yapılanmanın egemen olması şeklinde ifade ediyorlar. Fark edersiniz, bütün konuşmalarında vurguları 1920 öncesinedir. Hep ondan daha geriye doğru atıflar yapıyor, Osmanlı padişahları dönemini kutsuyor. Yani, yeni Türkiye ile kastettiği şey, aslında yeni Ortaçağ’dır.

Konuyu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) İç Politika ve Demokratikleşme Programı Koordinatörü Dr. Murat Yılmaz ise şöyle düşünüyor:

MURAT YILMAZ: "Yeni Türkiye" kavramının arkasında, "eski Türkiye" varsayımı var. Bu eski Türkiye, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra kurulmuş olan, bürokratik vesayet dönemini temsil ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, son 12 yıllık zaman zarfında bu bürokratik vesayet kurumları ve aktörleriyle mücadele etti. Bunun neticesinde de çoğunluğun yönetme hakkını esas alan bir duruma geçiş, söz konusu oldu. 10 Ağustos 2014 seçimleri de, bu istikamette yaşanan Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi, bu mecranın içerisinde tamamlandı. Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle beraber, hükümet sistemi tartışmalarının önü açıldı. Bu tartışmalar beraberinde, yeni Anayasa’yı getiriyor. Yeni Anayasa’dan kastedilen de, Türkiye’nin eski vesayet döneminin siyasi hukukundan farklı olarak, değişen sosyolojiye ve iktisadi aktörlerin taleplerine uygun olan bir sözleşme. Yani toplumun, talep ve şikayetleri esas alan bir Anayasa çerçevesinde, yeniden hak ve hürriyetlere kavuşması ve devlet teşkilatını, hükümet sistemi başta olmak üzere, buna göre yeniden kurmasıdır. "Yeni Türkiye" vaadi, bütün bunların ürünü. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin muhafazakar bir parti olduğu da hatırlanırsa, tek parti döneminden kaynaklanan mecburi kültür değişmesinin sona erdiği, demokratik, özgürlükçü bir çerçeve içerisinde, devletin herhangi bir kültürü dayatmadığı ve var olanları da tasfiye etmeye girişmeyeceği bir dönem ifade ediliyor. Bu manada, demokrasiyi ve özgürlüğü çağrıştırıyor.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала